Ülkemizde cezaevlerinin doluluğu
Cezaevlerinin doluluğu, sadece Türkiye gündeminde yer alan bir konu değil. Geçenlerde şöyle bir baktığımda, aynı koşulların Brezilya’ da da zorlandığını gördüm. Tutuklu ve hükümlü sayısı büyük artış gösterirken, içeride yatma sürelerini hapishane koşulları mı belirleyecek, diye bir soru geliyor akıllara.
İlgili dokumanda değinildiği gibi, bir battaniye alıp, bir köşeye kıvrılanlar için şartlar sanki hiç değişmeyecek gibi. bazıları açlık grevi yoluna gidiyor. Hapishane ortamında, dışarıda olduğundan daha az suç riski oluyor belki de. Güvenlik güçleri tedbirleri fazlasıyla arttırırken, suçluların çoğu aslında masum, deniyor. Masumiyet politikaya yansıyor olsa da, siyasi ifadeler çok sık eleştiriliyor. Cezaevlerinde şartlar kötüye gidiyor. Polis, cezaevlerinin doluluğunu vurgularken, suçlular adına ‘buradan çıkmaları kendileri için çok daha iyi olur’ diye konuşuyor.
İlk kez bu yıl, Obama suçluları ziyaret etti. Tıpkı Obama gibi, insan kendisini suçluların yerine koymadan duramıyor bazen. Madde bulundurmaktan hapis yatanlara değinerek, cezaevlerindeki kapasite sorununu dile getiren Obama, ceza hukukunda reform hedefliyor. Cezaevlerinin doluluğu kapasitesi oranında ele alınırken, ABD’ nin 11 Eylül 2001′ deki terör olaylarıyla faaliyete geçirdiği hapishaneyi kapatacağına söz veriyor. 2008 yılından bu yana hala kapatılmayan hapishanenin şartlarında herhangi bir olumlu gelişmeden söz edilemiyor.
Cezaevlerinin doluluğu nedir?